Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. Karar metninde, enflasyonun ana eğiliminde haziran ayında sınırlı bir gerileme yaşandığı belirtilirken, temmuz ayında geçici bir yükseliş beklendiğine dikkat çekildi. Uzmanlar, MB’nin faiz kararına ilişkin değerlendirme yaptı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasının ardından Bulls Portföy ve Bulls Yatırım uzmanları, kararın piyasa beklentileriyle uyumlu olduğunu ancak karar metninin önceki toplantıya kıyasla daha temkinli ve şahin mesajlar içerdiğini değerlendirdi.
Bulls Portföy Finansal Analisti Salih Oğuzhan Sever’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında konuşan uzmanlar, özellikle temmuz ayında enflasyonda geçici yükseliş beklentisine ilişkin ifadelerin dikkat çektiğini belirtti.
Sever, Merkez Bankası’nın enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkisini yakından takip ettiğini vurgulayarak, karar metninde yer alan “geçici” ifadesinin önemli olduğunu söyledi. Petrol fiyatlarında kalıcı bir yükseliş yaşanmaması halinde dezenflasyon sürecinin devam edebileceğini belirten Sever, önümüzdeki dönemde enerji piyasalarındaki gelişmelerin para politikası açısından belirleyici olacağını ifade etti.
Bulls Portföy Genel Müdür Yardımcısı Serdar Orman ise faiz kararının piyasalar tarafından önceden fiyatlandığını belirterek, karar sonrasında hisse senedi ve döviz piyasalarında önemli bir oynaklık yaşanmadığını söyledi. Orman, iç talepteki yavaşlamaya rağmen enerji maliyetlerinden kaynaklanan risklerin sürdüğüne dikkat çekerek, yılın son çeyreğinde faiz indirimi ihtimalinin enerji fiyatlarının seyri ve enflasyondaki düşüşe bağlı olacağını dile getirdi.
Bulls Yatırım Yurtiçi Satış Direktörü Evren Çakarer de savaş kaynaklı belirsizlikler ve petrol fiyatlarındaki hareketliliğin Merkez Bankası’nın politika alanını daralttığını ifade etti. Çakarer, jeopolitik risklerin artmaması ve petrol fiyatlarının kalıcı şekilde yükselmemesi halinde yılın geri kalanında enflasyon görünümünün iyileşebileceğini, bunun da ilerleyen dönemde para politikasında daha destekleyici mesajların önünü açabileceğini söyledi.