Türk Telekom, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’de ‘Master Partner’ ve ‘Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji’ destekçisi olarak yer alacağını açıkladı.
Türk Telekom, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31’de en üst düzey sponsorluk kategorisi olan “Master Partner” olarak yer alacak. Şirket, aynı zamanda “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi rolüyle organizasyonun teknoloji altyapısını sağlayacak.
Şirketten yapılan açıklamaya göre Türk Telekom, teknolojiyi sürdürülebilir bir geleceğin en güçlü araçlarından biri olarak konumlandırıyor. “Yarına Sözümüz Var” yaklaşımı doğrultusunda dijital dönüşümdeki öncü rolünü sürdürülebilir dönüşüm vizyonuyla buluşturan şirket, güçlü ve kesintisiz iletişim altyapısının yanı sıra enerji ve kaynak verimliliğini destekleyen yeni nesil teknolojilerini COP31’e taşıyacak. Böylece dijitalleşme ile sürdürülebilirliğin birlikte nasıl hayata geçirilebileceğini gösteren örnek bir teknoloji modeli sunmayı hedefliyor.
COP31 kapsamında üstlendiği sorumlulukla teknoloji gücünü Türkiye’nin sürdürülebilir gelecek hedefleri doğrultusunda kullanacak olan Türk Telekom, organizasyonun dijital ve teknolojik altyapısını oluşturacak. Şirket, enerji ve kaynak verimliliğini odağına alan yeni nesil teknolojileriyle COP31’in güçlü ve kesintisiz bir altyapıyla gerçekleştirilmesine katkı sağlayacak. Türk Telekom, Türkiye’nin yalnızca COP31’e ev sahipliği yapmasına değil, sürdürülebilir dijital altyapı modeliyle gelecekteki COP organizasyonlarına ilham vermesine de katkıda bulunmayı amaçlıyor.
“YARINA SÖZÜMÜZ VAR”
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, yapay zekâ dijital ikizi aracılığıyla paylaştığı mesajda, şirketin güçlü fiber ve mobil altyapısını ve teknoloji alanındaki bilgi birikimini COP31’in hizmetine sunacağını belirtti. Şahin, “COP31’in teknoloji gücü olmaktan ve ‘Geleceğin COP’u’ vizyonuna katkı sunmaktan büyük gurur duyuyoruz. Çünkü bizim ‘Yarına Sözümüz Var’” ifadelerini kullandı.
Enerji tüketimini azaltan ve kaynak verimliliğini artıran yeni nesil teknolojilerle COP31’in dijital ihtiyaçlarını uçtan uca üstlenecek olan Türk Telekom, sürdürülebilir dijital altyapı yaklaşımıyla gelecek COP organizasyonlarına örnek oluşturacak bir model ortaya koymayı hedefliyor.
“DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN YANINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR DÖNÜŞÜMÜN DE GÜÇLÜ BİR PARÇASIYIZ”
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, teknolojinin daha sürdürülebilir bir geleceği mümkün kılan en güçlü araçlardan biri olduğuna inandıklarını belirterek şunları söyledi:
“Türk Telekom olarak teknolojinin yalnızca bugünü dönüştüren değil, daha sürdürülebilir bir geleceği mümkün kılan en güçlü araçlardan biri olduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin en büyük entegre telekom operatörü olarak ‘Yarına Sözümüz Var’ diyerek sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezine yerleştiriyor; ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ederken sürdürülebilir dönüşümün de güçlü bir parçası olarak hareket ediyoruz. Bu vizyonla, Türkiye’nin Antalya’da ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31’de ‘Master Partner’ olarak yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”
COP31’e yalnızca güçlü ve kesintisiz bir teknoloji altyapısı taşımayacaklarını vurgulayan Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“COP31’in ‘Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji’ destekçisi olarak bu küresel buluşmanın teknoloji altyapısını sağlayacak, dijital ihtiyaçlarını uçtan uca üstleneceğiz. Güçlü fiber ve mobil altyapımızı, teknoloji alanındaki bilgi birikimimizi ve yetkinliklerimizi COP31’in hizmetine sunacağız. Enerji tüketimini azaltan, kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlayan ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen yeni nesil teknolojilerimizle örnek bir dijital altyapı modeli kuracağız. Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31’in, dijital dönüşüm ile sürdürülebilir dönüşümün birlikte nasıl hayata geçirilebileceğini gösteren öncü bir organizasyon olmasını önemsiyoruz. Ortaya koyacağımız teknoloji yaklaşımının gelecek COP’lara da ilham vermesini hedefliyoruz. COP31’in teknoloji gücü olmaktan ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla ‘Geleceğin COP’u’ vizyonuna katkı sunmaktan büyük gurur duyuyoruz. Çünkü bizim ‘Yarına Sözümüz Var’.”