Erzurum Remzi Sakaoğlu Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri İrfan Sefiloğlu ve İrem Alparslan, uzun süre yatağa bağımlı hastalarda oluşan yaraların iyileştirilmesine yönelik, Tarantula zehrinin biyoaktif bileşenlerinden yararlanarak biyoteknolojik hidrojel geliştirdi. TÜBİTAK yarışmasında ikinci olan öğrenciler, projeleriyle 2027 Uluslararası Regeneron ISEF Bilim Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek.
Tarantula Zehrinden Hidrojel Geliştiren Öğrenciler, ABD’de Türkiye’yi Temsil Edecek
Remzi Sakaoğlu Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri İrfan Sefiloğlu ve İrem Alparslan, danışman öğretmenleri Mustafa Akay’ın rehberliğinde, uzun süre yatağa bağımlı kalan hastalarda görülen bası yaralarının iyileştirilmesine yönelik biyoteknolojik bir proje geliştirdi. Küba tarantulası olarak bilinen Tarantula cubensis türünün zehrinden yararlanılarak hazırlanan hidrojel, öğrencilere uluslararası yarışmada Türkiye’yi temsil etme fırsatı kazandırdı.
Projenin çıkış noktası, İrfan Sefiloğlu’nun yaklaşık 2 ay yoğun bakımda kalan babaannesinde oluşan bası yaraları oldu. Bu yaralardan etkilenen Sefiloğlu ve ekip arkadaşı Alparslan, örümcek zehrinde bulunan biyoaktif bileşenlerin doku yenilenmesi ve yara iyileşmesi üzerindeki olası etkilerini araştırmaya başladı. Literatür taramalarında örümcek zehrinin çeşitli alanlarda biyolojik ajan olarak kullanıldığını belirleyen öğrenciler, çalışmalarını yara iyileşmesi ve hücresel yenilenme üzerine yoğunlaştırdı.
Türkiye’de örümcek zehri sağımına yönelik bir merkez bulunmaması nedeniyle öğrenciler, temin edilen çözelti üzerinde çeşitli işlemler uygulayarak ham örümcek zehrini elde etti. Ardından farklı dozlarda deneyler yaparak bileşenlerin hücresel doku yenilenmesine etkilerini inceledi. Projenin araştırma ve analiz çalışmaları Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Araştırma Merkezi’nde (DAYTAM) yürütüldü. Doç. Dr. Nihal Şimşek Özek ve Doç. Dr. Ferhunde Aysin de laboratuvar çalışmaları, deney süreçleri ve teknik uygulamalarda öğrencilere akademik destek sağladı.
Yaklaşık 5 ay süren çalışmada hücre deneyleri gerçekleştirildi ve sonuçlara dayanarak biyoteknolojik hidrojel geliştirildi. Belirli dozlarda yara iyileşmesi yönünde olumlu sonuçlar elde eden öğrenciler, projelerini raporlaştırarak TÜBİTAK yarışmasına başvurdu.
TÜBİTAK TÜRKİYE FİNALİNDE İKİNCİ OLDULAR
Bölge yarışmasında birincilik elde eden İrfan Sefiloğlu ve İrem Alparslan, TÜBİTAK Türkiye finalinde 24 proje arasından ikinci oldu. Öğrenciler, daha sonra 2027 yılında düzenlenecek Uluslararası Regeneron ISEF Bilim Yarışması kapsamında gerçekleştirilen çevrim içi mülakata katıldı. Değerlendirme sonucunda ABD’de Türkiye’yi temsil etme hakkı kazanan ekip, yarışmaya hazırlanıyor.
‘PROJENİN ÇIKIŞ NOKTASI BABAANNEMİN YAŞADIĞI SÜREÇTİ’
Projenin kişisel bir deneyimden doğduğunu anlatan İrfan Sefiloğlu, babaannesinin yaklaşık 2 ay yoğun bakımda kaldığını ve bu süreçte halk arasında yatak yarası olarak bilinen bası yaralarının oluştuğunu söyledi. Sefiloğlu, bu durumu yakından gözlemlemesinin ardından çözüm arayışına girdiklerini belirterek şöyle konuştu:
“Bunları yakından gözlemledikten sonra buna bir çözüm bulmak istedim. Projenin doğuşu bu yaralara bir çözüm bulmak üzerineydi. Örümcek zehrinin farklı alanlarda biyolojik ajan olarak kullanıldığını gördük. Literatürde bu konuda büyük bir boşluk olduğunu gördük. Tarantula örümceğinin zehrini kullandığımız laboratuvar çalışmalarında yara iyileştirme deneylerini yaptık. Elde ettiğimiz jelin belirli dozlarda iyileştirici olduğunu tespit ettik. Yaptığımız çalışmayla TÜBİTAK yarışmasında Türkiye 2’ncisi olduk. Şimdi ABD’deki yarışmaya büyük bir motivasyonla hazırlanıyoruz. Biz Amerika’ya milli takım olarak gidiyoruz. Bayrağımızı en üst yerde taşımayı hedefliyoruz. Vatanımıza, milletimize bir katkı sunmamız gerektiğini düşünüyorum. Altın madalyayı alıp dönmek istiyoruz.”
‘HEDEFİMİZ ÜLKEMİZE ALTIN MADALYA KAZANDIRMAK’
İrem Alparslan da projenin yatak yaralarının iyileştirilmesine yönelik bir çözüm arayışıyla başladığını ifade etti. Literatür araştırmalarının ardından tarantula zehrinin yara iyileşmesi üzerindeki etkilerini incelediklerini ve bir ürün geliştirdiklerini belirten Alparslan, bölge yarışmasında birinci, Türkiye finalinde ise ikinci olduklarını anlattı.
2027 Uluslararası Regeneron ISEF Bilim Yarışması’na Türkiye’den 14 projenin katılacağını aktaran Alparslan, mülakat sürecinin ardından ABD’de Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandıklarını belirterek, “Hedefimiz her zaman birinci olmak. Ülkemize altın madalya ile geri dönmek istiyoruz” dedi.
‘GENÇLERİN BİLİMSEL MERAKI BİZİ HEYECANLANDIRDI’
Öğrencilere akademik destek veren Doç. Dr. Nihal Şimşek Özek, lise öğrencilerinin bilimsel merakının kendilerini heyecanlandırdığını söyledi. Öğrencilerin örümcek zehrinin yara iyileşmesindeki etkisini araştırmak istediklerini aktaran Özek, laboratuvar deneyimleri bulunmayan gençlerle öncelikle iş güvenliği ve deney süreçleri üzerine çalıştıklarını ifade etti.
DAYTAM’ın teknik ve bilimsel altyapısını öğrencilerin kullanımına sunduklarını belirten Özek, “Gerçekten çok heyecan vericiydi. Bütün deneysel süreçleri bizimle birlikte çalıştılar” diye konuştu.
Doç. Dr. Ferhunde Aysin ise araştırmanın yaklaşık 5 ay sürdüğünü ve hücre çalışmalarının tamamlandığını kaydetti. Öğrencilerin projeye emek verdiğini vurgulayan Aysin, “Bize güzel bir fikirle geldiler. Onların fikri olmasaydı biz de onlara bir destek sağlayamazdık. Hep beraber çalıştık, onların emekleriyle bu sonuca ulaştık. Şimdi Amerika’da da onlardan en güzel sonucu bekliyoruz” ifadelerini kullandı.