Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı başkanlık makam aracı olarak kullandığı ve masraflarını belediyeye karşılattığı iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması görüldü. İmamoğlu savunmasında, Bu makam arabası konusu, kamu tarafından kiralanmış bir makam aracının rakamını yüksek bulduğum için o aracın yerine kendi arabamı kullanma meselesi. Benim aracımın bugünkü faturası kesilmiş. Ben 11 yılda 30 milyon liranın üzerinde bir kamu zararı değil, kamu faydası üretmişim dedi. Duruşma 23 Ekim’e ertelendi.
Kamuya 122 bin 305 lira 70 kuruş zarar verildiği iddiasıyla açılan davada İmamoğlu savunma yaptı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanmasının ardından uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı makam aracı olarak kullanmasıyla ilgili açılan davanın ilk duruşması görüldü.
İmamoğlu hakkında, söz konusu aracın masraflarını belediyeye karşılattığı iddiasıyla “görevi kötüye kullanma” suçundan 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. İddianamede, araç için yapılan ödemeler nedeniyle kamunun 122 bin 305 lira 70 kuruş zarara uğratıldığı ileri sürüldü.
Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, Silivri’de Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 4 No’lu duruşma salonunda yapıldı.
İMAMOĞLU: “MİLLETİN PARASINI NEDEN MAKAM ARACINA HARCAYAYIM?”
Savunmasında, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde belediyenin makam aracı kiralamak için yaptığı çalışmada ortaya çıkan maliyeti yüksek bulduğunu söyleyen İmamoğlu, kendi aracını belediyeye tahsis ettiğini anlattı.
İmamoğlu, aracın kendisine ait olduğunu ve belediyeye bedelsiz tahsis edilmesini önerdiğini belirterek, “Benim aracım varsa, milletin parasını neden makam aracına harcayayım ya da makama hizmet aracına harcayayım” dedi.
Bu işlemin kamu yararı amacıyla gerçekleştirildiğini savunan İmamoğlu, yıllar önce yaptığı tercihin bugün ceza davasının konusu haline geldiğini söyledi.
“BENZİN VE MAZOT PARASINI KENDİM ÖDEDİM”
İBB Başkanlığı döneminde de kendi aracını kullandığını belirten İmamoğlu, aracın benzin ve mazot giderlerini kendisinin ödediğini ifade etti.
İmamoğlu, belediyede kendisine tahsis edilebilecek araçların bulunduğunu, bunların arasında iki lüks binek araç ve bir cip olduğunu belirtti. Söz konusu araçlardan ikisinin zırhlı olduğunu söyleyen İmamoğlu, bu araçların 2015 ve 2017 yıllarında alındığını aktardı.
İmamoğlu, araçlardan birinin KİPTAŞ, diğerinin ise İGDAŞ tarafından alındığını belirterek, zırhlı araçların çok az kullanıldığını ve satılmaları için girişimde bulunulduğunu söyledi. Araçlardan birinin açık artırmada satıldığını, diğer iki zırhlı aracın ise satılamadığını ifade etti.
İmamoğlu, makam araçlarının kullanımına ilişkin yaklaşımını, “Bir tarafta kamu kaynağını makam sahibinin konforunun doğal uzantısı olarak gören bir anlayışı yaşıyorsunuz, diğer tarafta ise ‘Benim aracım var, milletin parasını harcamayın’ diyen bir anlayış var ve biz de şu anda mahkemede yargılanıyoruz” sözleriyle anlattı.
“KAMU ZARARI DEĞİL, KAMU FAYDASI ÜRETTİM”
İmamoğlu, hakkındaki davanın kendi aracını makam aracı olarak kullanmasıyla ilgili olduğunu belirterek, 11 yıllık süreçte kamu zararı değil kamu faydası oluşturduğunu savundu.
Kendi ortağı olduğu ve şu anda TMSF tarafından yönetilen şirketin, araçla ilgili yakıt ve diğer masraflar için belediyeye faizleriyle birlikte yaklaşık 215 bin lira ödeme yaptığını söyleyen İmamoğlu, bu ödemenin yaklaşık bir yıl önce gerçekleştirildiğini ifade etti.
İmamoğlu ayrıca Tuzla ve Arnavutköy belediyelerinin makam aracı kiralamalarına ilişkin örnekler vererek, farklı dönemlerdeki kira bedellerinden söz etti.
11 SANIK HAKKINDA HAPİS TALEBİ
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede Ekrem İmamoğlu ile birlikte Bülent Arslaner, Fatih Keleş, İlyas Yılmaz, Mehmet Zeki Çanakçi, Mülayim Demirtaş, Nuray Köker, Orhan Yılmaz, Selçuk Altun, Üzeyir Çöl ve Fatma Hoşgöz Açıkgöz hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan 6 aydan 2’şer yıla kadar hapis cezası talep edildi.
DAVA 23 EKİM’E ERTELENDİ
Duruşmada sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından mahkeme, davayı 23 Ekim saat 14.30’a erteledi.