Beyoğlu’nda boyun kütletme sonrası ölüm iddiasında Adli Tıp raporu ortaya çıktı

Beyoğlu’nda Şenol Karataş’ın (43) boynuna uyguladığı işlemin ardından fenalaşan Berat Topay (40), kaldırıldığı hastanede 14 gün sonra hayatını kaybetti. Şüpheli Şenol Karataş yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanırken, Topay’ın otopsi raporu ortaya çıktı. Raporda Topay’ın boyun omurlarıyla ana damarlarının sağlam olduğu, beyin dokusu ve omurilikte kanama, olduğu belirtilirken, göğüs kemiği ile sağ 4’üncü kaburgada kırık bulunduğuna da yer verildi. Tutuklanan Şenol Karataş’ın avukatı Ensar Ayata ise Mevcut tıbbi bulgularda masaj işleminden kaynaklandığını gösteren bir damar sıkışıklığı, iskelet sistemi bozukluğu yahut kırık tespit edilememiştir dedi.

Beyoğlu’nda boyun kütletme sonrası ölüm iddiasında Adli Tıp raporu ortaya çıktı
A+
A-

Beyoğlu’nda boyun kütletme sonrası ölüm iddiasında Adli Tıp raporu ortaya çıktı

İstanbul Beyoğlu’nda boyun ağrısı nedeniyle masaj yaptırmak için gittiği Şenol Karataş’ın yanında rahatsızlanan ve yaklaşık 14 gün yoğun bakımda tedavi gördükten sonra hayatını kaybeden Berat Topay’a ilişkin Adli Tıp raporu ortaya çıktı. Raporda, Topay’ın boyun omurları, dil kemiği, boyundaki kıkırdak yapılar ve beyne kan taşıyan ana damarlarının sağlam olduğu belirtildi. Ölüm nedeninin kesin olarak belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu’na gönderilmesi istendi.

Masaj sonrası fenalaştı

Olay, 21 Mayıs Perşembe günü saat 21.00 sıralarında Hacıahmet Mahallesi’nde meydana geldi. Yaklaşık 15-20 gündür boyun ağrısı bulunan Berat Topay, kardeşi Sinan Topay ile daha önce de birçok kez gittikleri Şenol Karataş’ın yanına uğradı.

İddiaya göre masaj yapan Karataş, Topay’ın boynundan tutarak çekti. Hastane kayıtlarına göre işlemden birkaç dakika sonra kendisini iyi hissetmediğini söyleyen Topay’ın rengi soldu, konuşması peltekleşti ve yaklaşık 10 dakika içinde bilincini kaybetti.

Ambulansla hastaneye götürüldüğü sırada kalbi duran Topay’ın kalbi, yaklaşık 6 dakika süren müdahalenin ardından yeniden çalıştırıldı. Topay daha sonra yoğun bakımda tedavi altına alındı.

Önce adli kontrol, ardından tutuklama

Olayın ardından gözaltına alınan Şenol Karataş, 22 Mayıs’ta tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi. Hakimlik, Karataş hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve “konutu terk etmeme” şeklinde adli kontrol kararı verdi.

Aynı gün Topay’a yapılan MR incelemesinde beynin bazı bölgelerinde kanlanmanın bozulmasına bağlı yeni hasarlar görüldü. Yoğun bakımda tedavisi süren Topay, 3 Haziran Çarşamba günü hayatını kaybetti.

Topay’a aynı gün saat 10.10’da Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi’nde otopsi yapıldı. Topay’ın ölümünün ardından yeniden gözaltına alınan Karataş, “taksirle ölüme neden olma” ve “Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanuna Muhalefet” suçlarından tutuklandı.

“Masörlük belgem var”

Şenol Karataş’ın mahkemedeki ifadesinde Berat Topay’ı 6-7 yıldır tanıdığını ve şoförlük yaptığı için zaman zaman masaj yaptırmak amacıyla yanına geldiğini söylediği öğrenildi.

Karataş, olay günü Topay’a masaj yapmaya başladığını, bir süre sonra Topay’ın kendisini iyi hissetmediğini söylediğini, bunun üzerine koltuğa oturtularak ambulans çağrıldığını ve hastaneye götürüldüğünü anlattı.

Masörlük belgesinin bulunduğunu belirten Karataş, suç işleme kastının olmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini ifade etti.

Tutuklama kararında ise Karataş’ın daha önce verdiği ifadede, olay günü Topay’a yalnızca masaj yaptığını, daha önce Topay’a hacamat yaptığını ve talep eden kişilere hacamat uyguladığını söylediği belirtildi.

608 saatlik masörlük eğitimi

Soruşturma dosyasındaki belgeye göre Karataş, 16 Mart-2 Temmuz 2015 tarihleri arasında üçüncü seviye Masör ve Masöz Programı’na katıldı. Toplam 608 saat süren eğitimin 304 saatinin teorik, 304 saatinin ise uygulamalı olduğu belirtildi.

Sınavdan 95 puan alan Karataş’ın belgesinin 23 Aralık 2015’te düzenlendiği öğrenildi.

Adli Tıp raporunda dikkat çeken bulgular

24 Temmuz tarihli Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi raporunda, Topay’ın boyun omurlarının sağlam olduğu belirtildi. Dil kemiği ve boyundaki kıkırdak yapıların da sağlam olduğu kaydedildi.

Boyundan beyne kan taşıyan ana damarların sağlam olduğu, hastanede yapılan tetkiklerde damarlarda yırtılma, ayrışma veya tıkanıklık saptanmadığı ifade edildi.

Raporda ayrıca Topay’ın ilk hastane muayenesinde sol şah damarı bölgesinden omzuna doğru uzanan yaygın morluk bulunduğu, kayıtlara “kupa çekme izleri” notunun düşüldüğü bilgisi yer aldı.

Otopsi incelemelerinde omurilik dokusunda kanama alanları, bu bölgelerin çevresinde sinir liflerinde hasar ve dokuların oksijensiz kalmasına bağlı değişiklikler tespit edildi. Beyin dokusunda da kanama, bazı damarlarda pıhtılar ve oksijensiz kalmaya bağlı değişiklikler bulunduğu, beyin sapında ise yaygın kanama alanları görüldüğü belirtildi.

Ayrıca göğüs kemiği ile sağ 4’üncü kaburgada kırık tespit edildi. Kalp damarlarından birinde yüzde 50-60 oranında daralmaya neden olan kireçlenmiş plak, kalp kasında oksijensiz kalmayla uyumlu değişiklikler, akciğerde enfeksiyon ve böbrekte akut hasara ilişkin bulgular da raporda yer aldı.

Toksikolojik incelemede kanda düşük miktarda alkol tespit edilirken metanole rastlanmadı. Topay’ın kanında uyuşturucu veya uyarıcı madde saptanmadığı, tedavi sürecinde kullanılan bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu kaydedildi.

Kesin ölüm nedeni için Birinci İhtisas Kurulu’ndan görüş istendi

Otopsi raporunda Topay’ın kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi için hastanelerde düzenlenen tüm tıbbi belgeler, laboratuvar sonuçları, servis kayıtları, radyolojik görüntüler, tanık ifadeleri ve soruşturma dosyasının Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu’na gönderilerek görüş alınmasının uygun olduğu belirtildi.

Avukattan “boyun kütletme ve hacamat” açıklaması

Şenol Karataş’ın avukatı Ensar Ayata ise müvekkilinin olay sırasında Topay’a hacamat yaptığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını savundu. Ayata, dosyadaki Adli Tıp incelemeleri ve otopsi raporlarında böyle bir işleme ilişkin bulgu bulunmadığını, vücutta hacamata ilişkin kesi veya benzeri bir ize rastlanmadığını söyledi.

Boyun kütletme sonucunda ölüm meydana geldiği yönündeki iddiaların da gerçeği yansıtmadığını savunan Ayata, müvekkilinin kiropraktik uzmanı değil, belgeleri ve mesleki yeterliliği bulunan bir masör olduğunu belirtti.

Ayata ayrıca, boyun kütletmeye bağlı ciddi bir travmadan söz edilebilmesi için bunun tıbbi bulgularla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

“Aile müvekkilimden şikayetçi olmadı”

Ayata, müvekkili ile Topay’ın ailesinin uzun yıllardır birbirini tanıdığını ve ailenin olayın gerçekleşme şekli ile dosyadaki mevcut durum nedeniyle müvekkilinden şikayetçi olmadığını öne sürdü.

Topay’ın hastaneye götürülmesi sırasında Karataş’ın yanında bulunduğunu, tedavinin yapılmasını beklediğini ve ardından hastane polisine giderek ifade vermek üzere karakola geçtiğini belirtti.

Avukat Ayata, Topay’ın masaj sırasında kendisini iyi hissetmediğini söylemesinin ardından işlemin sona erdirildiğini, ambulansın çağrıldığını ve hastaneye götürülürken kalp masajı uygulandığını anlattı.

Topay’ın hastaneye ulaştığında hayatta olduğunu ve yaklaşık 14 gün yoğun bakımda tedavi gördükten sonra hayatını kaybettiğini belirten Ayata, olayın yalnızca “masaj sırasında ölüm” şeklinde değerlendirilmesinin dosyanın seyriyle uyuşmadığını savundu.

Ayata, Topay’ın daha önceden çeşitli sağlık sorunlarının bulunduğunu öne sürerek mevcut tıbbi bulgularda masaj işleminden kaynaklandığını gösteren damar sıkışıklığı, iskelet sistemi bozukluğu veya kırık tespit edilmediğini söyledi.

Dosyadaki delillerin tamamının değerlendirilmesini beklediklerini belirten Ayata, eksikliklerin giderilmesinin ardından Adli Tıp Kurumu’ndan alınacak görüşle dosyanın esası yönünden sonuçlanmasını beklediklerini ifade etti.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.