Yüz Estetiğinde Kişisel Tasarım Dönemi: Picasso Tekniği Öne Çıkıyor

Yüz Estetiğinde Kişisel Tasarım Dönemi: Picasso Tekniği Öne Çıkıyor
A+
A-

Estetik tıp alanında son yıllarda öne çıkan Picasso Tekniği, standart uygulamalara alternatif bir yaklaşım sunarak yüz estetiğinde “kişiye özel tasarım” anlayışını gündeme taşıyor. Dr. Farzan Malekzadeh tarafından geliştirilen ve 2014 yılında dünyaya tanıtılan bu sistem, yüzü tek seferlik müdahalelerle değil, planlı ve katmanlı bir süreçle ele alıyor.

Picasso Tekniği’nin temelinde, 2007 yılında dolgu ve plazma uygulamaları üzerine yapılan erken dönem çalışmalar bulunuyor. Bu çalışmalar, zamanla gelişerek yüz kontürleme ve doku yönetimini merkeze alan bütüncül bir modele dönüştü. Uzmanlara göre yöntem, klasik estetik işlemlerin aksine yüzü statik değil, yaşayan ve değişen bir yapı olarak değerlendiriyor.

Tekniğin ilk adımı, detaylı yüz analizi ve manuel uygulamalardan oluşuyor. “El sanatı” olarak tanımlanan bu aşamada, yüz anatomisi milimetrik ölçekte inceleniyor; hacim düzenlemeleri ve doku yönlendirmeleri doğal yüz ifadesini koruyacak şekilde planlanıyor. Bu süreç, yöntemin sanatsal boyutunu temsil ediyor.

Manuel aşamayı, ileri teknolojilerin devreye girdiği enerji ve robotik destekli uygulamalar izliyor. Lazer, radyo frekansı, nanoteknoloji ve kas mekaniğine dayalı sistemler, cilt kalitesi ve yüz kaslarının fonksiyonlarını hedef alıyor. Bu kapsamda geliştirilen P1 ve P2 sistemlerinin, kontrollü eğitimlerden geçen uzmanlar tarafından kullanıldığı belirtiliyor.

Picasso Tekniği’nin dikkat çeken katmanlarından biri de biyolojik yenilenme süreçleri. Kök hücre destekli enjeksiyonlar, plazma uygulamaları ve özel içerikli dolgu maddeleriyle birlikte kullanılarak cildin yenilenmesi ve yüz simetrisinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bugüne kadar binlerce uygulamanın kayıt altına alındığı ifade ediliyor.

İleri düzey yaşlanma vakalarında uygulanan Picasso Tekniği IV, mikrocerrahi ve plastik cerrahi yöntemlerini sistemin estetik yaklaşımıyla birleştiriyor. Bu aşama, tekniğin en kapsamlı ve müdahale seviyesi en yüksek versiyonu olarak tanımlanıyor.

Uzmanlara göre Picasso Tekniği’ni benzer uygulamalardan ayıran en önemli unsur, açık ve herkese yönelik bir yöntem olmaması. Net protokoller ve belirlenmiş zaman çizelgeleriyle ilerleyen sistem, üç ila altı ay sürebilen kapalı süreçler halinde uygulanıyor.

Adını, sanatta ezberleri bozan Pablo Picasso’dan alan teknik, estetik alanında da kalıpları sorgulayan bir bakış açısı sunmayı hedefliyor. Bu isimlendirme, uygulama sonuçlarındaki belirgin farklılıkların gözlemlenmesi üzerine 2014 yılında Prof. Sharoukh tarafından önerildi.

Çok disiplinli ekip çalışmasına dayanan Picasso Tekniği’nde, Dr. Farzan Malekzadeh Baş Tasarımcı ve stratejik yönlendirici olarak sistemin genel çerçevesini belirliyor. Estetik çevrelerinde, bu yaklaşımın önümüzdeki dönemde de gündemde kalması bekleniyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.