Çocuklarda Alarm Veren Değişimler! Uzm. Klinik Psk. Meki Deniz Tek Tek Sıraladı
Çocukların telefon ve tablet kullanımındaki artış da ailelerin en çok mücadele ettiği konuların başında geliyor. Fakat Uzm. Klinik Psk. Meki Deniz, telefonun her zaman problemin kaynağı olmayabileceğini vurguluyor.
Çocukların davranışlarında meydana gelen bazı değişimler aileler tarafından sıradan bir süreç olarak görülebiliyor. Ancak uzmanlara göre bir çocuğun günlük hayatındaki belirgin farklılıklar, göz ardı edilmemesi gereken psikolojik sinyaller taşıyabiliyor. Uzm. Klinik Psk. Meki Deniz, çocukların kendilerini ifade etmekte zorlandıkları durumlarda yaşadıkları duyguları davranışları üzerinden gösterebildiğine dikkat çekerek aileleri daha dikkatli olmaya çağırıyor.
Çocuk ve ergen psikolojisi alanındaki çalışmalarını Diyarbakır’da sürdüren Meki Deniz’in değerlendirmeleri, özellikle son dönemde çocukların davranışlarında yaşanan değişimlerin doğru okunmasının önemini ortaya koyuyor.
Bir anda değişen ruh hali, arkadaş çevresinden uzaklaşma, okul başarısında düşüş, sürekli öfkelenme, içine kapanma veya günlük alışkanlıkların bozulması yalnızca “çocukluk dönemi” ya da “ergenlik” gerekçesiyle geçiştirilmeyebiliyor.
Bir Anda Değiştiyse Dikkat!
Ailelerin çoğu zaman “Büyüyor, geçer” diyerek önemsemediği bazı davranışların arkasında çocuğun baş etmekte zorlandığı duygusal bir süreç bulunabiliyor.
Daha önce sosyal olan bir çocuğun insanlarla görüşmek istememesi, sürekli yalnız kalmayı tercih etmesi veya sevdiği aktivitelere ilgisini kaybetmesi dikkat edilmesi gereken değişimler arasında gösteriliyor.
Uzm. Klinik Psk. Meki Deniz, burada önemli olanın tek bir davranıştan sonuç çıkarmak değil, çocuğun genel yaşamındaki değişimi bir bütün olarak değerlendirmek olduğunu belirtiyor.
Özellikle davranış değişikliği uzun süre devam ediyor, okul hayatını etkiliyor veya aile ve arkadaş ilişkilerinde belirgin kopuşlara neden oluyorsa durumun ciddiye alınması gerektiği ifade ediliyor.

Öfke Patlamasının Altından Ne Çıkacak?
Çocuklarda görülen yoğun öfke de ailelerin sık karşılaştığı sorunlardan biri. Ancak öfkenin her zaman görünen nedenden kaynaklanmadığına dikkat çekiliyor.
Bir çocuk küçük bir olaya beklenenden çok daha büyük tepki verebilir. Kapıyı çarpabilir, bağırabilir, ağlayabilir veya çevresindeki insanlarla iletişimini tamamen kesebilir.
Bu davranışların altında başarısızlık korkusu, dışlanma, yalnızlık, özgüven problemi veya kendisini ifade edememe gibi farklı duyguların bulunabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle çocuğu yalnızca susturmaya çalışmak yerine, öfkenin hangi olayın ardından ortaya çıktığını anlamaya çalışmak önem taşıyor.
Telefon Tartışmasında Ezber Bozan Yaklaşım
Çocukların telefon ve tablet kullanımındaki artış da ailelerin en çok mücadele ettiği konuların başında geliyor. Fakat Uzm. Klinik Psk. Meki Deniz, telefonun her zaman problemin kaynağı olmayabileceğini vurguluyor.
Çocuk için dijital dünya bazen yalnızlıktan uzaklaşmanın, kendisini kabul edilmiş hissetmenin veya günlük sorunlarını bir süreliğine unutmanın yolu haline gelebiliyor.
Bu nedenle telefonu doğrudan suçlamak yerine, çocuğun gerçek hayatta neler yaşadığına bakılması gerekiyor. Arkadaşlık ilişkilerindeki sorunlar, okul baskısı, başarısızlık endişesi veya aile içindeki iletişim problemleri ekran kullanımının artmasına zemin hazırlayabiliyor.
Çocuğa Yapıştırılan Etiketler Yeni Bir Sorunun Kapısını Açabilir
“Yaramaz”, “tembel”, “inatçı” veya “problemli” gibi ifadeler çocuk üzerinde düşündüğünden daha büyük etki bırakabiliyor.
Meki Deniz, yanlış davranış ile çocuğun kişiliğinin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekiyor. Çocuğun yaptığı davranış eleştirilebilir ancak çocuğun tamamının sorun olarak görülmemesi gerekiyor.
Sağlıklı iletişimde amaç yalnızca davranışı değiştirmek değil, çocuğun o davranışa neden ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışmak olarak öne çıkıyor.
Çocuk Konuşmuyorsa Mesaj Başka Yerden Geliyor Olabilir
Çocukların her zaman “yardıma ihtiyacım var” demediğine dikkat çekiliyor. Bazen okuldan uzaklaşmak, arkadaşlarıyla görüşmemek, odasından çıkmamak veya saatlerce ekran karşısında kalmak çocuğun yaşadığı sıkıntının dışa vurumu olabiliyor.
Uzm. Klinik Psk. Meki Deniz, ebeveynlerin çocukların yalnızca söylediklerini değil, davranışlarını da dikkatle takip etmesi gerektiğini belirtiyor.
Diyarbakır’da çocuk ve ergen psikolojisi alanındaki çalışmalarını sürdüren Meki Deniz’in değerlendirmeleri, çocukların davranışlarına yaklaşım konusunda dikkat çekici bir noktayı gündeme getiriyor.
Çocuğun yaptığı davranış bazen asıl sorun değil, sorunun habercisi olabilir.
Bu nedenle ebeveynler için en kritik soru “Bu davranışı nasıl durdururum?” değil, “Çocuğum bana ne anlatmaya çalışıyor?” olmalı.